Süleyman USLU ve Yörük Kültürümüz

Yörük kültürü, yerleşik kültürün tehditi altındadır. Aynı çileyi türkler yüz yıllardır çektiler. Şimdi de onların son temsilcisi yörükler çekmekte.
Medeniyet dedikleri tam da bu değil mi zaten?
Yörük kültürü, Kıl çadırlarda gözleme, yörük ayranı satmaktan ibaret değildir.
Yörük, bebeğini dahi çoğunlukla yürürken uyutur.
Kervan göçerken, binitin üzerinde namazlar kılınır. Yörük kaçırtan sıcaklar göründü mü kimse tutamaz yörükleri.
Hareket halindeyken bile ihtiyaçlarını bazı el sanatlarını üretirler.
Torosdağları otlak ve mera açısından oldukça zengin olması nedeni ile 11. yüzyıldan itibaren yörük ve türkmenlerin başlıca yaşam alanı olmuştur.
Anadolunun kırsal alanlarının Türkleştirilmesi türkmenler tarafından gerçekleştirilmiştir. Türkmenler yüzyıllar boyunca anadolunun efendileri olan konar göçer bir topluluktur. Fatih kanunnamesi, Koçi bey risalesinde şöyle yazar.” rum ili eyaletlerinde yirmi bin defterlü akıncı ve kırk bin yürükân ve müselliman var idi.”

“TÜRKMEN” sözünün gerçek anlamı şu şekilde izah edilmektedir.
“göçebe müslüman türkleri, bir yandan yerleşik türkler’den, bir yandan da göçebe ama müslümanlığı kabul etmemiş türkler’den ayıran bir deyim olmuştur”
Yörükleri oluşturan oymaklar arasında; kayılar, bayatlar, döğerler, avşarlar, bozoklar’dan; çepniler, salurlar, eymirler ve kınıklar’da üçoklardandır.
Yörükoğlu Süleyman USLU’da salur yörüklerindendir. Atalarını, SOmut olmayan ltürel Mirasını, sağ olduğu müddetçe yaşatmaya azimlidir.



Benim adım Yörügoolu Sülemen ,
Bi yörük çocuu olarak yörük kültürümüzün yaşadılmasına ve tanıtılmasına katkıda bulunmak için, Feysbuk’da gün iitibarıyla 26 775 üye sayısına ulaşan YÖRESEL YÖRÜK ADETLERİMİZ deye bi gurup gurdum ve gurubumla özümüz olan yörük geçmişimizi yeni nesile tanıtmaya çalışıyın .

Gumluca Salur Köyünde oturuyun.
atadan dededen neneden anadan bobadan yörük torunu yörük çocuuyun .
köyüm Salur yörük. köyü bizim sülaalemize Yörükler derler . Topar Abdiller derler .
köyümüzde esgiden, geçi goyun sürüleri sürelerek, pılı pırtıyı develere yükleyelek, gonar göçer yörük yaşamı vardı.
Emme hindi zebzecilik yapılıyı.  Bikaç kişi haricinde, o esgi yörük yaşamı galmadı gaari .
Tabi esgiden zebzecilik yooka…
İisanların geçi goyun gütmeden başga, pek bi işleri yoomuş.
Esgiden yardımlaşma vardı. İisanların biribirlerine gelişleri gedişleri vardı., Müsevirlik(misafir) vardı.
Hoş sohbetler muhabbetler vardı. Yardımlaşma vardı.
Esgiden ceryan meryan yoodu. Televizyon melevizyon yoodu . Bırak cep telefonunu, evlerde telefon bile yoodu.
Varsa bi ıradıyo vardı.  Ordan habar dinlenir yurtdan dünyadan ööle habar alınırdı .
Esgiden iisanlar biribirinin işine geder yardımlaşırdı.
Filikci Celel’in araka toplanacak hadi bakalım ÇATDERESİ’ne ,
Gara Mısdava’nın ekin biçilecek eline orak alan hadi bakalım GISSEKİ’ye ,
Hallecem’in yıın çekilecek hadi bakalım SOOCAKSU’ya ,
Kirecci Ali’nin yıın çekileceemiş hadi bakalım ÇALEEÇİD’e ,
Goca Üseen’in geçi kırkılacak hadi bakalım BABICCI’ya ,
Balcı’nın darı zivitlenecek aaşam çoruçocuu alan Halil’cenin ora geder,
aaşam löküs yakılır darı zivitlenirdi.
O zamanlar yeni yeni zebzecilik başladıydı.
Abdil’in naylon çekilecek deye duyan, “vooy Abdil sen bi tavık kesoo” deyen,  eline keser çekiç alan, MUSLUK DERESİ’ne naylon çekmeye geder.  Sizin annacaanız, her işde yardımlaşma vardı. Hindi maalesef herşey esgide galdı .

Bir cevap yazın