Feto’nun Hengamı

Birileri,
Atatürkü zehirleyenlerden olduğu bilinen CHP Genel sekreteri Kasım GÜLEK ‘in yanına Fethullah GÜLEN’i katarak İsmet İNÖNÜ’ye gönderiyor.
Fethullah GÜLEN İsmet İNÖNÜ’nün elini öperek melun işine başlıyor.

Arkasından,
Süleyman DEMİREL hükümetlerinde, Demirelin referansı ile Türki cumhuriyetlere atlamış fetonun gücü.

Sakın yanlış anlaşılmasın. Süleyman DEMİREL’in bu işlere sesini isteyerek çıkarmadı, gönül rızası ile yaptı demiyorum.
Süleyman DEMİREL’in siyasi ufku çok geniş olduğu için, keskin bıçağın üzerinde maharetle yürümüş, 6 kere gidip, 7 kere hükümet olmuş, Diğer bazı liderler gibi kelleyi kaptırmamıştır. Bütün bunlar deha bir siyasi okumaya sahip olduğunu gösteriyor. Tabi ki ülkenin makus talihini değiştirecek icraatı gösterme gücüne sahip olduğu anlamına da gelmiyor.

Bülent ECEVİT ise çok kolay zorlanmadan feto hayranı yapılmış.

Turgut ÖZAL döneminde ise fetonun yaptıkları anlaşılıyor. Merhum Özal, Feto için Adolf HİTLER benzetmesi yapıyor. Bu uyanış, Özalın zehirlenerek öldürülmesine sebep oluyor.

Feto yoluna Tansu ÇİLLER le devam ediyor. Tansu ÇİLLER’le bir sürü etkinliklerde birlikte oluyor. Bank ASYA nın açılışı bu döneme denk gelmektedir. Bütün bunlar Fetonun finansal gücünün nerelere geldiğinin göstergesi olarak önümüzde duruyor.

Necmettin ERBAKAN , bu tehlikeyi farkediyor. Bunu belli edip, biraz kıpırdanınca 28 şubatla tanışıyoruz.

Feto için, fetoyu kullananlar için, kimin iktidar olduğu, kimin başbakan olduğunun hiçbir zaman bir önemi olmuyor. Onlar için önemli olan BİAT eden olmalı, ve ülkeyi onlar yönetmeli, parsayı onlar toplamalı.

Sıra Tayyip ERDOĞAN’a geliyor. Diğer siyasilerden devraldığı müştemilatı aynen devam ettiriyor.

İsmetİNÖNÜ’den Tayyip ERDOĞANA gelene kadar, cebren ve hile ile, bütün eğitim sitemi zaptedilmiş, bütün sivil toplum kuruluşları soros dan beslenmiş, ordumuz feto ordusu olmuş, açıkçası ülkenin bütün damarları iğfal edilmiş, işgal edilmiş.

Yukarıdaki sözünü ettiğimiz iktidarlara sahip olanlar ve onların bürokrat ve teknokratları gaflet ve dalalet ve hatta bazıları hıyanet içine girmişler. Kendi kişisel menfaatlerini, ülkemizi parçalamak isteyenlerin siyasi emelleri ile birleştirmektan hiç bir utanma, hiç bir vicdan rahatsızlığı duymamışlar.

Bu şartlar altında, Başbakan olan Tayyip ERDOĞAN’ında yapabileceği fazla bir şey kalmamış.
Asker, her hükümette olduğu gibi KIRMIZI KİTABI Erdoğanın önüne atıyor.
Kırk katır mı kırk satır mı?

Erdoğanın önünde iki yol var.
Birinci yol, kendinden öncekiler gibi günü kurtarmak, canı kurtarmak,
İkinci yolda, “haçlılar karınıza kızınıza dokunmaz diyen” yapıya karşı savaşmak….

*************************

Erdoğan, “Feto bizi kandırdı” diyor.
Hoop yerimizden kalkıyoruz. “hükümet kandırılır mı, eğer kandırılıyorsa, istifa etsin” diyoruz.
İyi de,
1965 den beri kandırılan,
kandırıldıklarından bile haberi olmayan,
haberi olupta sesini çıkarmayan hükümetlere,
söyleyeceğiniz bir şeyiniz yokmu sizin?

Tayyibin kandırılmış olması karşısında herbirimiz şahin oluyoruz da,
kendisini kandıran yapıya karşı verdiği mücadeleyi görmekte, neden herbirimiz serçeyiz?
Bu tavır, vicdani bir tavır mı? dır.

Bu şartlar altında,
bu tavır içinde bulunmamız,
kimin işine yarar diye hiç düşündünüz mü?

Erdoğan’ın,fetoya karşı verdiği mücadele, bizim için, ülkenin bekası için gerekmiyor mu.

En azından, kandırıldığını samimi bir şekilde söylüyor.
Bundan önceki hükümetlerden,
siyasilerden,
ülkede feto diye bir sorun olduğunu duydunuz mu?

Diğerleri gibi “adaaaam sende” dememiş.
Mücadele yolunu seçmiş.
Karşılarında durmuş.
Fetonun elindeki gücü ve arkasındaki desteği,
kendisinden önceki hükümetler gibi görmüş.
Onların başlarına gelenlere şahit olmuş.
Bütün bunlara rağmen.
Tırsmamış.
Onlarla savaşa başlamış.

Bu noktada bile, ortaya konan özveri, cesaret görülmüyor.

Oslo,çözüm süreci diye kafa karışıklığı yaratıp.
Bu gerçekleri sulandırmaya çalışan,
ülke düşmanları ile birlikte hareket etmek,
neyin nesi?

Bütün dünya onlarla beraber olmuş,
ülkemize savaş açmışlar.
Bütün bunlar hepimizin gözü önünde oluyor.
Neye hizmet ettiğimizin bilincindemiyiz?

40 yıla yakın bir süredir devlet içinde yapılanan Feto ile,
bekaa mücadelesi veren devletin savaşıdır bugün yaşananlar.
Ömer ÖZER

Bir cevap yazın