En siyasi cemaat Süleymancılar

(1/6) > >>

has:
Süleymancıların kurucusu Tunahan, 1959`da 50 bin kişinin katıldığı törenle uğurlandı. Cemaatin bugünkü lideri ANAP döneminde bakandı, kardeşi Mehmet Denizolgun ise AKP milletvekili.

Nakşi cemaatlerden olan ve adını kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan `dan alan Süleymancılar , siyasette en en etkili ve Türkiye `deki en eski cemaat. Demokrat Parti döneminden bugüne Kuran kursu tartışmalarının odağında yer alan Süleymancıların kurucusu Tunahan , 1888 yılında Bulgaristan `ın Silistre kentinde doğdu. Din ve hukuk alanında eğitim gördükten sonra, İstanbul `da Sultanahmet , Süleymaniye , Yenicami ve Şehzadebaşı gibi büyük camilerde vaizlik yaparken tanındı. Tunahan tek parti döneminde yasak olan Kuran kurslarını gizlice vererek, cemaati büyüttü.
Kurslarla patladı
CHP , serbest seçimlerin arefesinde, siyasi bir hesapla din öğretimine ilişkin yasağı kaldırdı. 1946 yılındaki bu kararla Türkiye `nin dört bir yanında Kuran kursları adeta patladı. Tunahan `ın adı bu dönemde, yazdığı `Yepyeni Usul ve tertiple Kuran Harf ve Harekeleri` adlı kitapla yayıldı. Tek başına Kuran okumayı öğreten bu pratik kitap,2 milyondan fazla basıldı. Tunahan `ın ilk öğrencileri bir süre sonra Diyanet kadrolarında yer almaya başladı. Giderek Tunahan`ın ismi etrafında birlikte hareket eden geniş bir çevre haline gelen bu grup `Süleymancılar ` adıyla anıldı. Hem Kuran kursları hem de kursların yanında açılan öğrenci yurtlarını tek çatı altında toplayan Süleymancılar Kurs ve Okullara Yardım Dernekleri Federasyonu adıyla yasal olarak örgütlendiler.

İlk milletvekili Kaçar Önce DP`yi destekleyen Süleymancılar kendilerine verilen sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle bu partiden desteklerini çekti. Bunun üzerine Menderes `in baskılarıyla karşılaştı. 17 Eylül 1959`da Tunahan öldü ve cenaze töreninin Fatih `te yapılacağı bildirildi. Ancak hükümetin direktifiyle polis cenazenin Üsküdar `dan çıkarılmasına izin vermedi. Tunahan Karacaahmet`e gömüldü. Bugün burada anıt şeklinde bir de türbesi var. Tunahan `ın ölümünün ardından Süleymancılar `ın başına damadı Kemal Kaçar geçti.AP `yi destekleyen Süleymancılar `ın lideri Kaçar, bu partiden milletvekili de seçildi. Cemaatin AP`ye desteği uzun yıllar sürdü.

Almanya `da örgüt Süleymancılar Almanya`ya işçi gönderilmesinin ardından yurtdışında da benzeri bir atılıma gitti. Kısa süre içinde İslam Kültür Merkezleri adı altında benzeri bir örgütlenme gerçekleştirildi. Hala yurtdışındaki en büyük örgüt olma özelliğini koruyan Süleymancılar , Kuran kursları yoluyla büyüyünce, 12 Eylül yönetimi kursların Diyanet `e devredilmesi kararı aldı. Ancak karar uygulanmadı ve 1000`in üzerinde özel kurs devam etti.

Tiryakilik yasak Süleymancılar `ın kamuoyu tarafından bilinen en ilginç özelliği, cemaatte sigara içmenin yasaklanması. Cemaatin bugünkü lideri Tunahan `ın torunu Ahmet Denizolgun . Denizolgun bir dönem ANAP hükümetinde Ulaştırma Bakanı olarak da görev yaptı. Tunahan `ın diğer torunu Mehmet Denizolgun ise halen AKP `de milletvekili olarak siyaset yapıyor.

has:
Antalya `da Süleymancılar cemaatine mensupken din değiştirip rahipliğe terfi eden Ramazan Arkan , Amerikalı sevgilisiyle Hıristiyan adetlerine göre evlendi.

Kaleiçi `nde İncil Kilisesi`nde Protestan Türklerin rahipliğini yapan Ramazan Arkan , davetlilere, cennette de düğün yapacağını söyledi. Silyon Clup`ün kiliseye dönüştürülen restoranında gerçekleştirilen düğün töreninde, Türk Protestan Kilisesi`nin rahibi Ramazan Arkan ile nişanlısı Karen Patricia Cameron`un nikahını Amerikalı Rahip James Bultema kıydı. Düğününe, Türkiye `nin dört bir yanından gelen 500`e yakın davetli katıldı. Rahip James Bultema, genç çifte uğur getirmesi için Olimpos Dağı `ndan alınan kutsanmış bir taş hediye etti. Kıyılan nikah töreni sonrası Silyon Club`ün havuz başında devam eden düğünde, İstanbul `dan gelen sanatçılar da sahne aldı. Davetlilere cennette de düğün yapacağını söyleyen Arkan ve eşi, düğünün ardından balayı için Amerika `ya gitti.

has:
Süleymancılar Tarikatı’nın Almanya’daki kolu VIKZ, Köln polisi tarafından mercek altına alındı

Almanya ’da DİTİB ve Milli Görüş ’ten sonra en büyük İslami kuruluş olarak tanıtılan ve Federal Hükümet tarafından da İslam Konferansı çerçevesinde resmi muhatap olarak kabul edilen Süleymancılar Tarikatı’nın Almanya ’daki kolu İslam Kültür Merkezleri (VIKZ) ile ilgili olarak Köln polisi tarafından özel bir çalışma grubu kurulduğu ortaya çıktı.

Polisin kurduğu çalışma grubu tarafından hazırlanan raporda, örgütün kendisini resmi olarak “anti-Batı, antidemokratik, Yahudi karşıtı” olarak tanımladığı, ayrıca vergi kaçırdığı ifade edildi.

Köln Emniyet Müdürlüğü tarafından kurulan çalışma grubunun örgüt hakkında tuttuğu toplam 3 bin dosyada, ayrıca çocukların ailelerinden alınarak Kuran kurslarına götürüldüğü ve buralarda dövüldüğü somut olarak ortaya konuldu.

Polis tarafından hazırlanan ve cuma günü Kölner Stadt-Anzeiger gazetesine yansıyan raporda, örgütün kendisini “politik olmayan dini bir cemaat” olarak gösterdiği, ancak elde edilen Türkçe “Strateji Belgesi ”nde bunun tam tersine çalışmalar yaptığı kaydedildi. Söz konusu belgede Süleymancılar tarafından verilen vaazlarda, İslam uğruna savaşın kutsal olduğunun öne çıkarıldığı vurgulandı.

Hazırlanan raporda ayrıca, belli belgelerin sistematik olarak yok edildiği, Müslümanların Alman toplumuna uyumunun planlı olarak engellediği de yer aldı. Raporda devamla, örgütün, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde 120 milyon Avro değerinde emlak sahibi olduğu da vurgulandı. Polis, söz konusu taşınmaz malların alınması için harcanan paraların önemli bir bölümünün kaynağının belirsiz olduğunu tespit etti.
‘Yasak bizim konumuz değil’
Raporla ilgili olarak gazetemizin sorularını yanıtlayan Köln Emniyet Müdürlüğü, Süleymancılar için özel bir çalışma grubu kurulduğunu doğrulayarak, örgütün antidemokratik hiyerarşi yapısının bulunduğunun tespit edildiği, ancak Anayasa düşmanı olduğu konusunda ise kesin saptamaların yapılmadığı belirtildi. Bazı uzmanların yaptığı araştırmaların raporda yer aldığını belirten Emniyet Müdürlüğü ’nün bir sözcüsü, “Anayasa düşmanlığını daha çok bazı üniversitelerde yapılan araştırmalar ortaya koyuyor. Bizim özel değerlendirmemiz değil” dedi.

Demokrasi düşmanı tavırlar içerisinde bulunan, çocukları Kuran kurslarında dövdüren VIKZ’in bu özelliği nedeniyle Almanya ’da yasaklanıp yasaklanmayacağı yönündeki sorumuza Emniyet Müdürlüğü sözcüsü, “Biz yasakla ilgilenmiyoruz. Çalışmaları raporlaştırıyoruz. Yasak konusunu eyalet ve federal içişleri bakanlıkları gündemine alabilir” dedi.
Eğitime izin verilmemişti
Kısa bir süre önce VIKZ’in yapmak istediği eğitim kamplarına, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Gençlik Dairesi tarafından izin verilmemişti. Örgütün Köln-Buchheim’deki Villa Hahnenburg ve Bergisch Gladbach’daki eğim merkezinde imam yetiştirmek üzere başvuran VIKZ’e yaptığı çalışmalarda güven vermediği için onay verilmemişti. Eyalet Gençlik Dairesi Başkanı Martin Stoppel, “Yapmış olduğumuz incelemeler bu kurumun güvenilir olmadığını ortaya koyduğu için öğrencileri ailelerinden kopararak yetiştirmesine izin vermedik” demişti.

Örgüt tarafından ders izni almak için sunulan planda bir sorun görmediklerini, ancak pratik işleyişin çok daha farklı olduğunu ifade eden Stoppel, özellikle Gençlik Koruma Yasası’na aykırı hareket edildiğini dile getirmişti.

Süleymancılar tarafından kurulan yatılı Kuran kurslarına götürülen çocukların haftalarca aileleriyle görüştürülmediği, yöneticiler tarafından kendilerine dayak atıldığı daha önce basına yansımıştı.

Geçtiğimiz yıl eylül ayında örgüt tarafından Bergisch Gladbach’taki merkezde izinsiz halde kız çocuklarının bir araya getirildiği tespit edilmişti. Bunun üzerine örgütü uyaran gençlik dairesi, kız çocukların eve dönmesini sağlamıştı. VIKZ merkezi ise izin almaları gerektiğine dair bilgilerinin olmadığını ileri sürerek kendisini savunmuştu.

Ayrıca benzer bir şekilde Wuppertal ve Nettetal’da da izinsiz olarak bir araya getirilen çocuklara dini eğitim yaptırıldığı tespit edilmişti.

Antidemokratik bir şekilde işleyen Süleymancılar Tarikatı, buna karşın Almanya tarafından İslam Konferansı çerçevesinde resmi muhatap olarak kabul ediliyor. VIKZ, aynı zamanda DİTİB , İslam Konseyi ve Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi tarafından kurulan Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi üyesi.

GICIK:
Alıntı sahibi: has üzerinde 05-08-2008, 12:36:55


Antalya `da Süleymancılar cemaatine mensupken din değiştirip rahipliğe terfi eden Ramazan Arkan , Amerikalı sevgilisiyle Hıristiyan adetlerine göre evlendi.



   Çok bel altı vurmuşsun Has. Ne iş?

has:
AKP Milletvekili M. Beyazıt Denizolgun ile kardeşi eski bakan Arif Ahmet annelerinden kalan ev için mahkemelik oldu. Kızkardeşleri ise noktayı koydu: Siyasi görüş ayrılığı var.

AKP `nin kurucularından İstanbul Milletvekili Mehmet Beyazıt Denizolgun ile 55. Mesut Yılmaz Hükümeti `nde ulaştırma bakanlığı yapan, Süleymancı cemaatinin lideri kardeşi Arif Ahmet Denizolgun, bu kez de miras yüzünden karşı karşıya. Eniştelerinin ölümüyle cemaat içerisinde başlattıkları güç savaşı nedeniyle yıllardır küs olan kardeşlerden milletvekili, halen Süleymancıların liderliğini yapan ağabeyini, annesinin mirasından mal kaçırdığı iddiasıyla mahkemeye verdi. Kardeşleri annelerinin ölümünden 15 gün sonra karşı karşıya getiren miras kavgası Süleymancılar `ın kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan `ın kızı olan Ferhan Denizolgun `un geçtiğimiz yıl hayatını kaybetmesiyle başladı.

GERÇEK DEĞERİ TRİLYONLAR` İddiaya göre M. Beyazıt Denizolgun, mirastaki payını almak istedi. Ancak Üsküdar Kısıklı Mahallesi 21 numaradaki bahçeli kagir evi annesinin ölümünden 3 yıl önce kardeşi Arif Ahmet`in üzerine geçirdiğini öğrendi. Annesinin kırkının çıkmasını beklemeden de avukatları aracılığı ile Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi`ne tapunun iptali davası açtı. Dava sonuçlanıncaya kadar da ev üzerine ihtiyadi tedbir konulmasını istedi. 10 Haziran 2004 tarihli dava dilekçesinde annesi ile kardeşi arasında diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakmak amacı ile `muvazaalı işlemler` yapıldığını ileri süren M. Beyazıt Denizolgun 2001 yılı içerisinde gerçekleştirilen satışta 70 milyar lira gibi komik bir rakam gösterilmiştir. Gayrimenkullerin değeri gerçekte trilyonlardır`dedi.

MAL KAÇIRMAK İÇİN GİZLİ ANLAŞMA Annesinin tapuda işlem yapabilmesi için `akil bali olduğunu gösterir` bir doktor raporunun alınmış olmasının kanuni zorunluluk olduğunu da vurgulayan Denizolgun , `bu hususun eksikliğinin yapılan işlemin yok sayılmasını gerektirdiğini` ileri sürdü. Annesinin terekesi incelendiğinde satıştan elde edilen 70 milyar liranın var olmadığını da iddia eden Denizolgun , dilekçesinde `bu durumun taraflar arasında diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile yapılmış gizli bir bağış ilişkisinin var olduğunu ve Arif Ahmet Denizolgun tarafından gayrimenkuller için herhangi bir bedel ödenmediğini ortaya koyduğunu` savundu.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa