DUA NEDİR VE NİÇİN DUA EDERİZ.?

(1/1)

medahms:


 
  Dua kelime olarak çağırmak, davet etmek, dilemek, istemek gibi anlamlara gelir. Terim olarak dua, yaratılmış insanın bütün benliği ile Yüce Allah’a yönelerek ondan istek ve dilekte bulunması demektir. 


  Niçin dua ederiz?

  İnsan, bağlanma ve sığınma eğilimi olan bir varlıktır. Bu eğilim emniyet, güven, dayanma, korunma, sığınma gibi insanın temel ihtiyaçları arasında yer alır. İnsan akıllı ve güçlü bir varlıktır. Ancak bazı durumlarda çaresiz kalır. Kendisindeki güçsüzlük ve çaresizlik nedeniyle kendinden güçlü bir varlığa sığınır. Ondan yardım ister. Bunlar bazen aile büyükleri, bazen de bir arkadaşı olabilir. Ancak bazı durumlar vardır ki, onların da elinden bir şey gelmez. Çünkü onların da güçleri sınırlıdır. İşte bu durumlarda sonsuz güç sahibi Allah’a yönelir ve ondan yardım ister. Dileklerini ona dua yoluyla aracısız olarak iletir. Bunlar çaresizliğin yanında bazen bir teşekkür, bazen bir sevinç, bazen de içten bir memnuniyeti ifade eden cümleler olabilir.




DUA MÜ'MİNİN SİLAHIDIR", diyor Rasûlullah Muhammed Mustafa aleyhi's-selâm. Ve gene, şöyle başka bir açıklama getiriyor "DUA" konusuna:




"DUA İBADETİN ÖZÜDÜR"

Bu hadîs-i şerîf'in hemen arkasından şu âyet-i kerîmeyi hatırlıyalım:

"CİNNİ VE İNSANLARI YALNIZCA KULLUK ETMELERİ İÇİN YARATTIM"

En basit anlamıyla kulluk, dua ve zikirdir!.

En geniş anlamıyla kulluk, birimin, varoluş gayesinin gereğini yerine getirmesidir..

"Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim."

Evet, bu bir Hadîsi Kudsî.

Bu konudaki bir başka Hadîs-i Kudsî de şöyle:

"Ey âdem oğlu, dua senden icabet benden; istiğfar senden, bağışlamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden; şükür senden, fazlasıyla vermek benden; sabır senden, yardım benden... Ne istedin ki benden sana vermedim."

İşte bu Hadîsi Kudsîyi destekleyen Ayet-i Kerîme:

"BANA DUA EDİN, İCABET EDEYİM"

Bu konuya açıklık getiren diğer bir hadîs-i kudsî de şudur:

"Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!.."

Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!..

Nitekim, bu açıdan olaya bakıldığı içindir ki, önde gelen evliyâullahdan İmamı Rabbanî Ahmed Faruk Serhendî şöyle demiştir:

"Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allâhu Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez."

Esasen dua etmek söz konusu olduğunda, bir şey isteyeceğimizde hemen şu âyet-i kerîmeyi hatırlamamız gerekmektedir:

"ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ !."

- Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu?..
Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allâh istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır!.. Eğer, Allâh istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.

En kolay, en ucuz yani bedâva, ve en tesirli şey DUA'dır. İşte bu yüzdendir ki, DUA için, `"mü'minin silâhıdır" buyurulmuştur.

"DUA" nasıl silâh olur?..

Bunu anlıyabilmek için, tasavvufun derinliklerine inmek gereklidir!....

İnsan, gerçeği itibariyle, Allâh adıyla işaret edilenin zâtî sıfatlarıyla yaratılmış, O'nun varlığı ile kâim ve dâîm varlıktır.

Allâh'ın "HAY" ismiyle işaret edilen şekilde HAYAT sıfatıyla vardır; yaşar.

Allâh'ın "ALÎM" ismiyle işaret edilen şekilde, İLİM sıfatıyla bilgi, ilim sahibidir, yaşamına yön verir.

Allâh'ın "MÜRÎD" ismiyle işaret edilen şekilde, İRADE sıfatıyla isteklerini tahakkuk ettirmeye yönelir.

Dolayısıyladır ki insan, kendi varlığında mevcut olan bu isimlerin manâlarını ortaya çıkartabildiği ölçüde, takdir edilen nisbette, arzularına nâil, korktuğundan emin olur...
 
 
 
 
   

INCE AYAR:
eline sağlık arkadaşım. duayı çok güzel anlatmışsın.
 resimdeki aksakallı. dua ederken ellerini birleştirmiş.
dikkatimi çekti.
camilerde dua ederken. çoğu insan ellerini o kadar çok yana açıyorki. neredeyse yanındakinin ağzına girecek elleri. 
kimiside resimdeki gibi dua ediyor.
**
hac da bakarsan dua edenlere.
hepsi bu resimdeki gibi dua ediyor. türkiyeden gidenler hariç. türkiyeden gidenlerin kahir ekseriyeti ellerini açabildiği kadar yana açıyor.

medahms:

Yalnızca Allah’a dua edilir

  Dua yalnızca Allah’a edilir. Yüce Rabb’imiz Kur’an’da “Gerçek dua ancak onadır...” (Ra’d suresi, 14)  buyurmaktadır. Dinimizde dua bir ibadettir. İbadetlerin özü ve en değerlisidir. Allah kendisine dua edilmesini ve dua edildiğinde duyacağını bildirmiştir. Çünkü O, insana hayat damarlarından daha yakındır. Sonsuz güç ve şefkat sahibi olan Allah, insanlar için bir yardımcı, destekleyici, koruyucu ve kollayıcıdır. O bize bizden yakın olan, dua ve isteklerimizi karşılayandır. Ona hangi dilde ve ne şekilde dua edersek edelim, o bizi duyar ve dualarımızı kabul eder. O güçsüzlerin, çaresizlerin yardımcısı ve en büyük dostudur.


  Dua, insanı Allah’a nasıl yaklaştırır?

    Dua, yakınlık ve sevgi temeli üzerine kurulan, insan ile Allah arasında iletişimi sağlayan en önemli ibadettir. Dua; insanın, Yüce Allah’a seslenmesi, ondan dilekte bulunması, sevincini, üzüntüsünü onunla paylaşması, iletişim kurması ve ona sığınmasıdır. İşti insan dilet ve dualarıyla Allah’a yalvarır, ona sığınır ve ondan yardım diler. Sevincini ve üzüntüsünü onunla paylaşır. Bu durum onu Allah’a yakınlaştırır. İnsanın Allah ile arasındaki iletişimi daha canlı ve sürekli hale gelir.   

medahms:


Günlük konuşmalarımızda dilek ve dualarımızdaki dini ifadeleri nerede ve nasıl kullanırız?

   Sabah evden çıkarken, bir işe başlarken, yatarken Allah´a dua eder ve ona sığınırız. Annemizin, babamızın sağlıklı olması ve kazancının bol olması için dua ederiz. Sevdiklerimiz, sağlığımız ve sınavlarımızın iyi geçmesi, vatanımızın, milletimizin ilerlemesi ve işlerimizin iyi gitmesi için Allah´a dua eder ve ondan yardım dileriz. Verdiği nimetlerden dolayı ona şükreder ve sahip olmayı istediklerimiz için dilekte bulunuruz. Örneğin; Sınava girerken “Allah’ım bana yardım et” diyerek dua ederiz. Yolculuğa çıkan birisi için “Allah kazadan, beladan (kötülüklerden) korusun” diyerek Allah´a sığınırız. Sabah okula giderken annemize, babamıza veya diğer aile bireylerine “Allah’a ısmarladık” deriz. Onlar da bize güle güle git “Allah zihin açıklığı versin, Allah yardımcın olsun” diyerek dua edeler. Bir hastayı ziyaret ettiğimizde “Allah acil şifalar versin” diyerek iyileşmesi için dua ederiz. Ölen bir kimsenin ardından “Allah rahmet eylesin” diyerek dua ederiz. Sınava girecek bir kimsenin başarılı olması “başarılar dilerim” deriz.


  Dilek ve dualarımızda dini ifadeleri kullanmak bize neler kazandırır?

  ►Bizim Allah’a yakınlaştırır ve onunla olan iletişimimizi güçlendirir.

  ►  İnsanlar arasında sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve dayanışmayı artırır.

Navigasyon

[0] Mesajlar