Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Gönderen Konu: $$$ Dolar  (Okunma Sayısı 1922 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ruhsar
YENİ ÜYE

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #25 : 07-07-2009, 14:37:25 »

Çin'den gelen açıklamalar, G-8 zirvesinden doların rezerv para birimi özelliğine ilişkin sonuç çıkmayacağına işaret ediyor.  Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı He Yafei, doların ana rezerv para birimi olma özelliğini yıllar boyu sürdüreceğini öngördü.

G-8 zirvesi sonrası yapılacak toplantılara katılmak için İtalya'ya giden Yafei, doların halen en önemli rezerv para birimi olduğunu belirtti. Son dönemde bazı Çinli yetkililerin dolarda istikrar çağrılarını doğal karşıladığını söyleyen He, başka birçok ülkenin de yıllardır aynı çağrıyı dile getirdiğini ifade etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD hükümetinin bu yolda attığı adımları memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Rezerv para birimleri hakkındaki tartışmaların küresel krizle birlikte yoğunluk kazandığına dikkat çeken He, uluslararası para sistemindeki eksikliklerin ortaya çıktığını ve bunun entellüktüel düzeyde tartışılması gerektiğini vurguladı.
Bu arada, Reuters'a konuşan bir G-8 kaynağı, doların rezerv para statüsünün zirvede konuşulabileceğini ancak görüşmelerin henüz bildiriye yansıyacak düzeyde olmadığını söyledi.
G-8 kaynakları geçen hafta, Çin’in konuyu G-8 zirvesine taşımak istediğini belirtmişti. 8-10 Temmuz tarihleri arasında yapılacak G-8 zirvesi İtalya'nın L'Aquila kentinde gerçekleşecek.
Rusya ve Hindistan ise, doların rezerv para birimi olma özelliğini sorgulayan açıklamalarda bulundu. Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, dolar sistemi veya başka bir deyişle dolara dayalı sistemin kusurlu olduğunun ortaya çıktığını kaydetti. Hindistan Başbakanı'nın ekonomi danışmanı da Hindistan'a dolardan uzaklaşarak döviz rezervini çeşitlendirmesini tavsiye etti. 06 Temmuz 2009
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

has
Aktif Yorumcu
ÜYE
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 591


« Yanıtla #26 : 16-07-2009, 14:59:40 »

Dünyada en fazla döviz rezervine sahip ülke olan Çin'de, yabancı para stoku son bir yılda yüzde 18 artarak 2 trilyon doları aştı. Çin'in döviz rezervi ilk kez 2 trilyon doları aştı. Çin Merkez Bankası'nın verilerine göre döviz rezervleri ikinci çeyrekte 178 milyar dolar artış göstererek 2 trilyon 132 milyar dolar oldu.

İlk çeyrekte döviz rezervi 1 trilyon 953.7 milyar dolar olan Çin'in rezervlerinin yüzde 65'ini dolar bunun da büyük bir kısmını Amerikan hazine bonoları oluşuyor.

Geri kalan yüzde 35'lik rezerv ise euro, yen ve sterlinden oluşuyor. Rezervlerdeki rekor artış, yabancı yatırımların Çin'e akışına bağlanıyor. Çünkü Çin Merkez Bankası döviz kurunun yükselmesini önlemek için, ülkeye giren dolarların çoğunu satın alıyor.

Çin hükümeti uzun bir süredir Amerikan Doları'nın istikrarı konusundaki kuşkularını dile getirerek, rezervlerini korumaya yönelik yeni bir uluslararası para biriminin yaratılması taraftarı.

Çin yönetimi, doların mali krizin sonucu olarak daha da zayıflaması durumunda Çin'in elindeki büyük miktarlardaki Amerikan hazine bonolarının değerini tamamen yitirmesinden endişe ediyor. Brezilya, Rusya ve Hindistan da Çin'in yeni rezerv para önerisine destek veriyor. Çin'in en önemli hisse senedi endeksi olan Şanghay Birleşik Endeksi de bu yıl yüzde 74 değer kazandı.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

has
Aktif Yorumcu
ÜYE
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 591


« Yanıtla #27 : 18-07-2009, 10:57:34 »

ABD'nin en büyük finansörü Çin işin ucunun kendisine dokunmasından korkunca dolardan kaçmak bir yana 2008 ekiminden bu yana dolar alımında gaza bastı. Ülkenin döviz rezervi 2 trilyon doları geçti, mayısta ABD Hazine tahvillerine hücum etti.

İki sene öncesine kadar yaşanan küresel likidite bolluğu döneminde ABD varlıklarını yavaş yavaş toplamaya başlayıp ülkenin en büyük finansörü haline gelen Çin'in dolardan kaçacağı miti, hafta içi açıklanan döviz rezervi raporları ile çürüdü. Perşembe günü yayımlanan ABD Hazine Bakanlığı'nın uluslararası sermaye akışı raporuna göre Çin elindeki dolarlardan kurtulmaya çalışmak bir yana, küresel krizin dip yaptığı "Kara Ekim"den bu yanaki en hızlı ABD varlığı alımı sürecine girdi. Krizin ortalarında ABD'li yetkililerin "yuanın değerini düşür" çağrılarına pek de kulak asmayan Çin, aynı gemide kendisinin de batacağını anlayınca mayıs ayı itibariyle ABD Hazine tahvillerine olan yatırımlarında gaza bastı. Üstüne Çin Merkez Bankası ihracatı sekteye uğratabilecek para birimi yuandaki değerlenmenin önüne geçmek için yuan satışına gidince ülkede döviz rezervlerinde rekor artış görüldü.
Çin Merkez Bankası tarafından perşembe günü yapılan açıklamaya göre ülkenin toplam döviz rezervi yılın ikinci yarısında 178 milyar dolar ile rekor bir artış göstererek ilk kez 2 trilyon doları geçti. Bu, Çin ekonomisinin 3'te 2'si ve İtalyan ekonomisinin 2006 yılındaki toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasılası'na (GSYİH) eşit bir düzey. Herkes dolardan kaçacak derken, Çin aslında sanılanın aksine elindeki dolar varlıklarını satmak bir yana daha fazla ABD varlığı satın almaya başladı.
Mayıs ayında Çin'in elindeki ABD Hazine tahvillerinin büyüklüğü 38 milyar dolar artış gösterirken toplam ABD varlıklarının büyüklüğü de 36 milyar dolar arttı. Bu 2008'in ekim ayı yani "Kara Ekim"den bu yanaki en yüksek artış. 2008 Haziran'ından mayıs ayına kadar ise Çin'in elindeki ABD Hazine tahvilleri 266.5 milyar dolar artış kaydetti. Çin'in elindeki toplam dolar varlıklarını ise 2009 Haziran ayından mayısa kadar 229 milyar dolar artarak 1.43 trilyon doları gördü. Bir anlamda aylardır Pekin ile Washington arasında mekik dokuyan ABD'li yetkililerin Çin'in dolardan kaçmaması için gösterdiği çabalar da filiz vermeye başladı.

Çarkın dönmesi için dolar almak zorundalar
Ekonomistlerin tahminlerine göre Çin'in elindeki döviz rezervinin yüzde 65'i dolardan oluşuyor. Çin Merkez Bankası tarafından yapılan açıklmaya göre haziran sonu itibariyle toplam döviz rezervi 2.12 trilyon dolara çıktı. Çin, rezervlerini nisan ile haziran ayları arasında 178 milyar dolar ile rekor seviyede artırdı. Üstelik bu artış ihracatın küresel krizin etkisiyle büyük baskı altında olduğu bir dönemde gerçekleşti. Güvenli liman arayan yatırımcı Çin'de toparlanmayı fiyatlamaya başlayınca Çin varlıklarına alım geldi, böylece merkezin yuan satışı dışında ülkeye yüklü döviz girişi de gerçekleşmiş oldu. Hisse senetleri piyasasına saldıran yatırımcı sayesinde Şangay Bileşik endeksi bu yıl yüzde 74 değer kazandı. Uzmanlara göre Çin ihracatının devam etmesi için yuanı istikrarlı bir paritede tutmak zorunda. Çünkü ülkenin şu anda çarkını döndüren en büyük faktör ihracat. Bu nedenle de Çin'in dolar varlıklarına yatırım yapmaya devam etmesi aslında bir zorunluluk. Öte yandan ABD, Çin para biriminin serbest kura geçirilmesi için bastırmaya devam ediyor. Çin 2005 yılında para birimi yuanı dolar çıpasından çıkarmış ve yuanın belirli bir aralıkta işlem görmesine izin verecek şekilde dalgalı kura geçirmişti. Şu anda yuan, dolar paritesinin yüzde 0,5 yukarısında ya da aşağısında işlem görüyor.

Yuan için 2005'ten beri bastırıyorlar
Çin yıllar boyunca Batı ekonomilerinden para biriminin değerlenmesine izin vermesi için baskı altında kalmıştı. 2007 yazında küresel krizinin piminin çekilmesi ile başlayan süreç ise yuana olan baskıları daha da artırdı. Çünkü artık çarkları işlemeyen bir ekonomide tek avantajlı olan ucuz para birimi sayesinde ihracattan kan alan Çin'di. ABD Hazine Bakanı Geithner'dan, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke'ye kadar ABD ekonomisinin en önemli kurmayları ise iş başa düşünce Pekin yönetimi ile iyi ilişkiler kurmak için harekete geçti. Her iki isim de Çin'e bizzat giderek hem yuanın değerinin artırılması için konuştu hem de gün geçtikçe değer kaybeden dolar konusunda cesaret vermeye çalıştı. Geithner daha geçen ay Çin'deydi. Birkaç ay önce başlayan doların uluslararası rezerv para birimi olmaktan çıkıp çıkmayacağı konusunda da Geithner, Pekin'e hitaben doların halen güçlü olduğunu söylemiş, dolar varlıklarından kaçmalarını engellemeye çalışmıştı. Yuan 2008'in ilk yarısında dolar karşısında yüzde 6 değer kazandı. Aslında bu artış daha da fazla olacaktı ama küresel krizin derinleşmesi ve artan baskılar karşısında Pekin yuandaki değerlenmeyi az da olsa dizginledi ve ABD varlıklarına krizde dibin görüldüğü umuduyla ilgi artınca dolar yeniden değerlenmeye başladı.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

has
Aktif Yorumcu
ÜYE
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 591


« Yanıtla #28 : 18-09-2009, 13:49:27 »

Hükümetin yaptığı tahmine göre, Amerikan Doları 2010 yılında ortalama 1 lira 60 kuruş, 2011 yılında 1 lira 67 kuruş, 2012 yılında 1 lira 69 kuruştan işlem görecek. Programda, dolar/lira paritesi 2009 yılı için ortalama 1 lira 55 kuruş olarak kabul ediliyor. Programa göre, dolar/lira paritesi, tahmin edilen enflasyon oranları dikkate alındığında Türk parasının değerleneceğini bize gösteriyor.

Türk parasının değerlenecek olması ihracatçıyı olumsuz etkileyecek. Çünkü, Türk parasının, ihracatçıya, rekabet gücü sağlaması için her yıl Türkiye’de yaşanan enflasyon oranı kadar değer kaybetmesi gerçekçi bir tahmin olurdu. Ama böyle yapılmamış. Tahminlerde, Türk parası enflasyon oranı kadar değer kaybetmiyor. Herhalde, Merkez Bankası, diğer para birimlerine göre yüksek faiz politikasını devam ettirmek arzusunda. Öyleyse önümüzdeki üç yıllık dönemde Türk parası cinsinden yatırım araçlarında kalmakta fayda olduğunu söyleyebiliriz.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: